Beyaz Saray İnanç Ofisi?
(White House Faith Office):
Trump’ın 7 Şubat 2025 tarihli başkanlık emriyle kuruldu; kuruluş metni açıkça ABD Başkanı’na bağlı “Başkanlık Yürütme Ofisi” içinde tanımlıyor ve Domestic Policy Council/ İç Politika Konseyi bünyesine yerleştiriyor.
Ofisin resmi çerçevesi de iki katmanlı:
Bir yandan “inanç temelli kuruluşların federal fonlara ve programlara erişimde eşit yarışması” gibi klasik bir kamu politikası dili var.
Diğer yandan aynı metin, görev alanına “anti-Semitik, anti-Christian ve diğer anti-dini önyargılarla mücadele” gibi doğrudan kültür-siyaset başlıklarını da yerleştiriyor.
BU YAPININ YÜZÜ: Vaize Papaz WHITE-CAIN KİM?
İşte bu yapının ardındaki asıl ilginç isim Paula White-Cain; Beyaz Saray’da bir din görevlisi”den öte: bir televizyon vaizi, karizmatik/evanjelik ekosistemin yıldızı, senior advisor/ kıdemli din danışmanı ve Trump’ın çevresinde 20 yıldan uzun zamandır dolaşan bir “inanç operatörü”.
Cain’in kamu görevi ve aynı anda özel bakanlık/medya/bağış dünyasıyla ilişkilerin de manevi organizatörü görünüyor.
Turump’ un 2016 kampanyasında evanjelik çevrelerle kurulan köprülerde etkin biri ve 20 Ocak 2017’de Trump’ın ilk başkanlık yemin töreninde açılış duasını (invocation) okuyan ilk kadın din papaz olarak kayda geçti.
White-Cain, Trump için “dua eden biri” olmaktan çok daha çok,
Evanjelik/karizmatik dünyaya doğrudan erişim sağlayan bir kapı, devlet içinde “inanç temelli ortaklık” ( siyah) dilini, tabanın duygusuna çevirebilen bir tercüman ve kriz zamanlarında (İran savaşı gibi) liderliğe ritüel ve anlam üretebilen bir sahne kurucu.
İnanç Ofisi’ nin başındaki W.Cain’in; televizyon vaizliği ve Oval Ofis’teki kutsama – dua görüntülerinin siyasi bağlamı bir araya gelince, ortaya şu çıkıyor:
Din, devletin karar mekanizmasına ne kadar yakın duracak ve bu yakınlık hangi figürler üzerinden meşrulaştırılacak?
White-Cain portresi, bu sorunun cevabını tek bir fotoğrafa sığdırıyor:
Oval Ofis’te birleşen eller, Batı Kanadı’nda kurumsallaşan bir ofis ve önde duran bu kadın; hem inancı hem gücü aynı anda yöneten bir isim.
W. Cain 2017 de Kudüs’ü başkent tanıyan imzanın ardındaki isimlerden biri.
Teksas merkezli bir “liderlik koçu” ve “Ortodoks Hıristiyan” Scott Ross da, bu hareketi “iğrençlik” olarak nitelendirdi.
Ross, şunları söyledi:
“Trump’ın Beyaz Saray İnanç Ofisi’nin başkanı Paula W. Cain Hıristiyan bir lider değil.
İnanç Sözü ve Refah İncili’nin sapkınlıklarını vaaz ediyor, ikisi de gerçek Hıristiyanlığa tamamen karşı.
Daha da kötüsü, birden fazla kocasıyla, İncili çıkar sağlamak için çarpıtarak skandallarla dolu bir hayat yaşadı. Tartışmasız bir şekilde, bu Trump’ın yaptığı en kötü ve en tehlikeli şeydi: İnanç yayılımının dümenine sahte bir öğretmen koymak. Tanrım, ülkemize ve bu yönetime merhamet et” dedi.
Tanrı’nın; kendine sadık olanları maddi zenginlik ve kişisel başarıyla ödüllendirdiğini öne süren; “REFAH TEOLOJİSİNİ” savunucularından.
Bu dini öğretiye tepki gösterenler, refah teolojisinin; mali sıkıntıları inanç eksikliğine bağlayıyor, birçok Hıristiyan bunu bir tür “sapkınlık” olarak görüyor.
https://www.karar.com/yazarlar/gulay-erdemli/inanc-ofisinin-arkasindaki-isim-1607134
***
“…Umum mübarek silsilelerin başında, umum aktâr ve âsârın [asırların] mecmalarında [toplumlarında ] o nuranî zatlar kumandanlık ediyorlar.
Ve öyle bir kesrettedirler ki, o kumandanların mecmuu, muazzam bir ordu teşkil ediyor.
Eğer maddî şekle girse ve bir tesanüd ile bir fırka vaziyetini alsalar, İslâmiyet dinini milliyet-i mukaddese hükmünde rabıta-i ittifak ve intibah yapsalar, hiçbir milletin ordusu onlara karşı dayanamaz. siyah
İşte, pek kesretli o muktedir ordu, Âl-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâmdır ve Hazret-i Mehdînin en hâs ordusudur.
Evet, bugün tarih-i âlemde hiçbir nesil, şecere ile ve senedlerle ve an’ane ile birbirine muttasıl [bağlı] ve en yüksek şeref ve âlî haseb ve asil nesep ile mümtaz hiçbir nesil yoktur ki, Âl-i Beytten gelen Seyyidler nesli kadar kuvvetli ve ehemmiyetli bulunsun.”
29.Mektup
Büyük Mehdi’ nin bu has ordusuna ihtiyaç gittikçe zaruret boyutuna ulaşmaktadır, tazarru ve münacaatlar artırılmalı!
Huzeyfe ra: “Muhakkak onun [ Deccal- Turump] yanında bir su nehri ve bir de ateş nehri bulunacaktır.
Fakat, sizin ateş [ yakan- tehdit ] olarak gördüğünüz şey bir sudur. Bir su [ fırsat- imkân] olarak gördüğünüz şeyse bir ateştir.
Sizden her kim Deccal’ın çıkması zamanına erişir de suyu içmek isterse, bir ateş olarak gördüğü şeyden içsin.
Çünkü, kendisi o ateşi bir su bulacaktır.”
İspanya liderleri bu hadisin gereğini yaptılar, selam ve hidayet onlara olsun…
“Medeniyetin günahları iyiliklerine galebe edip seyyiatı hasenatına racih gelmekle, beşer iki [ anda 3] harb-i umumî ile iki dehşetli tokat yiyip o günahkâr medeniyeti zîr ü zeber edip öyle bir kustu ki, yeryüzünü kanla bulaştırdı.
İnşaallah, istikbaldeki İslâmiyetin kuvvetiyle medeniyetin mehasini galebe edecek, zemin yüzünü pisliklerden temizleyecek, sulh-u umumîyi de temin edecek.
Hutbe-i Şamiye
“Medeniyetin günahları iyiliklerine galebe edip seyyia Kurun-u ûlânın mecmu vahşetini, bu medeniyet bir defada( daha) kustu!
Sünuhat
Kırgızistan/ Bişkek’te Teravih Namazı:
Hüseyin Çeşitcioğlu



