Maddi Mehdi – Manevi Mehdi ve Büyük Mehdi

بِاسْمِهِ سُبَْانَهُ

Rabbimiz (cc) Saf Suresi 8. ayette şöyle buyurur:
“İsterler ki Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürüversinler ama inkârcılar hoşlanmasalar da; Allah nurunu muhakkak tamamlayacak!”
يُرٖيدُونَ لِيُطْفِؤُ۫ا نُورَ اللّٰهِ بِاَفْوَاهِهِمْ وَاللّٰهُ مُتِمُّ نُورِهٖ وَلَوْ كَرِهَ الْكَافِرُونَ

•••

Allah Resulü şöyle buyurdu:
“Mehdi bizdendir, Allah onu bir gecede mürşid olarak donatır.”
Ahmed b.Hanbel, 1. cilt

””Ahirzamanda Hz. İsa (as) gelecek, şeriat-ı Muhammediye ile amel edecek” mealindeki hadisin sırrı şudur ki; … Hz. İsa, İsevilik şahs-ı manevisini temsil ederek, dinsizliğin şahs-ı manevisini temsil eden (büyük) Deccali öldürür.
Yani (ahirzamandaki) Allah’ı inkar fikrini Hz. İsa yeryüzüne bizzat inip öldürecek”
Kaynak; -Sahihi Buhari 4.cilt,
-Sahihi Müslim 1.cilt -Fethulkebir 2.cilt

•••

“İşte bak: Hazret-i Hasan’ın neslinden gelen aktablar
hususan Aktab-ı Erbaa ve bilhassa Gavs-ı A’zam olan Şeyh Abdülkadir-i Geylânî
ve Hazret-i Hüseyin’in neslinden gelen imamlar;
hususan Zeynelabidin ve Cafer-i Sadık ki;
her biri birer MANEVi MEHDİ hükmüne geçmiş
-manevî zulmü ve zulümatı dağıtıp –
envâr-ı Kur’âniyeyi ve hakaik-ı imaniyeyi neşretmişler, cedd-i emcedlerinin birer vârisi olduklarını göstermişler.” 19. Mektup

• Rahmetli İbrahim Canan’ın Kütüb-ü Site Muhtasarı külliyatının 9. cildinde ahirzaman olayları ve mehdi hakkında yaklaşık 35 civarında hadis-i şerif zikredilmiştir.

• Üstad Bediüzzaman; manevi mehdi mi büyük mehdi mi? 

-Birçok nur talebesinin de sorduğu üzere, bir nur talebesi üstad Bediüzzaman’a “ahirzamanda beklenen Ali beyt soyundan gelecek, büyük mürşid/ mehdi sen misin” diye soruyor.
Üstad ise bu tip meselelere bütüncü bir cevap veriyor:
“O has Nurcuların ellerinde bir hakikat var. Fakat iki cihette bir tâbir ve tevil lâzım; “Birincisi: Çok defa mektuplarımda işaret ettiğim gibi
• Mehdi-i Âl-i RESULün TeMSiL ETTİĞi kudsî cemaatinin şahs-ı mânevîsinin ÜÇ ( 3 ) vazifesi var.

• BİRiNCİSi
Fen ve felsefenin tasallutuyla ve maddiyun ve tabiiyyun tâunun beşer içine intişar etmesiyle, herşeyden evvel felsefeyi ve maddiyun fikrini tam susturacak bir tarzda İMANI KURTARMAKtır.
Hazret-i Mehdinin [ Maddi- Büyük Mehdinin]
o vazifesini [ İmanı Kurtarmak vazifesini ] bizzat kendisi görmeye vakit ve hal müsaade edemez.
Çünkü Hilafet-i Muhammediye (a.s.m.) cihetindeki SALTANATI [ siyasi iktidarı] onunla iştigale vakit bırakmıyor.
• Herhalde o vazifeyi [ İmanı Kurtarmak Vazifesini] ondan evvel bir taife [ Nur Talebeleri] bir cihette görecek.
• O zât [ Maddi Mehdi]:
• O taifenin [Nurcuların] uzun tetkikatıyla yazdıkları eseri kendine hazır bir program yapacak,
• onunla o birinci vazifeyi tam yapmış olacak.
• EN BÜYÜK, EN MÜHİM, EN KIYMETTAR bu vazifenin [ İman Kurtarma Vazifesinin] istinad ettiği kuvvet ve mânevî ordusu; yalnız İhlaS ve SadakaT ve TesanüD sıfatlarına tam sahip olan bir kısım şakirtlerdir.
• Ne kadar da az da olsalar, mânen bir ordu kadar kuvvetli ve kıymetli sayılırlar.”
Emirdağ Lahikası 206. mektup

——— ——— ———

“Allahu a’lem bissavab, bu ayrı ayrı rivayetlerin bir te’vili şudur ki:
BÜYÜK Mehdînin çok vazifeleri var:
• Ve siyaset âleminde,
• diyanet âleminde,
• saltanat âleminde,
cihad âlemindeki
çok dâirelerde;
icraatları olduğu gibi
herbir asır,
me’yusiyet vaktinde kuvve-i maneviyesini teyid edecek -bir nevi Mehdîye-
veyahut Mehdînin onların imdadına o vakitte gelmek ihtimaline muhtaç olduğundan,
rahmet-i İlâhiye ile her devirde, belki her asırda bir nevi Mehdî Âl-i Beytten çıkmış,
ceddinin şeriatını muhafaza ve sünnetini ihya etmiş.
Meselâ; siyaset âleminde Mehdî-i Abbâsî ve diyanet âleminde Gavs-ı Âzam ve Şah-ı Nakşibend
ve aktâb-ı erbaa
ve on iki imam gibi -BÜYÜK Mehdînin- bir kısım vazifelerini icra eden zâtlar dahi…
* Dünyada mütesanid hiçbir hanedan ve mütevafık hiçbir kabile ve münevver hiçbir cemiyet ve cemaat yoktur;
ki Âl-i Beyt’in hanedanına ve kabilesine ve cemiyetine ve cemaatine yetişebilsin.
Evet;
yüz)l(er)ce kudsî kahramanları yetiştiren ve binler manevî kumandanları ümmetin başına geçiren
ve hakikat-i Kur’aniyenin mayası ile
ve imanın nuruyla
ve İslâmiyet’in şerefiyle beslenen tekemmül eden ÂL-İ BEYT;
elbette AhirZaManDA,
şeriat-ı Muhammediyeyi ve hakikat-i Furkaniyeyi ve sünnet-i Ahmediyeyi (asm) İHYA ile
İLAN ile
İCRA ile;
başkumandanları olan BÜYÜK Mehdi’nin kemal-i adaletini ve hakkaniyetini dünyaya göstermeleri;
gayet MâKuL olmakla beraber
gayet LazıM
ve ZaRuRİ
ve Hayat-ı İÇTİMAYEÎ insaniyedeki düsturların muktezasıdır.”
5. Şua- 19. Mesele

• AHİRZAMANDA:
“İşte pek kesretli O MUKTEDİR ORDU,
ÂLÎMUHAMMED [ ehlibeyt] ASV ve HAZRETİ MEHDİnin EN HAS ORDUSUDUR…” 
Mektubat: bsNursi ra.

• “… Âl-i Muhammed; (ASV)
Âl-i İbrahim Aleyhisselâm gibi öyle bir vaziyet almış ki;
• umum mübarek silsilelerin başında – umum aktar ve a’sarın mecma’larında o nuranî zâtlar kumandanlık ediyırlar.
• Haşiye): Hattâ onlardan bir tanesi olan Seyyid Ahmedü’s-Sünusî, mil-yonlar müride kumandanlık ediyor:[ şu anda milyonlarca müridleri var]
• Seyyid İdris gibi diğer bir zât, yüzbinden fazla müslümanlara [ manevi] kumandanlık ediyor.
• Seyyid Yahya gibi bir başka seyyid, yüzbinler adamlara emirlik ediyor ve hâkeza.
• Bu seyyidler kabilesinin efradlarında böyle zahirî kahramankar çok olduğu gibi;
• Seyyid Abdül-kadir-i Geylanî,
• Seyyid Ebülha-sen-i Şazelî,
• Seyyid Ahmed-i Bedevi gibi MANEVİ kahramanların kahramanları dahi varlar-mış.
• Ve öyle bir kesrettedirler ki;
• o kumandanların mecmu’u, muazzam bir ordu teşkil ediyorlar.
• Eğer maddî şekle girse;
• ve bir tesanüd ile bir fırka( ORDU) vaziyeti alsalar,
• İslâmiyet dinini;
• milliyet-i mukaddese hükmünde rabıta-i ittifak ve intibah yapsalar,
• HİÇBİR MiLLETİN ORDUSU onlara karşı [ EHLİBEYT ORDUSUNA KARŞI!] DAYANAMAZ!
• İşte o pek kesretli o muktedir ordu,
• Âl-iMuhammed Aleyhissalâtü Vesselâm’dır ve Hazret-i MEHDİnin EN HAS ORDUSUDUR!” 
• Bediüzzaman SaidNursi ra/ Mektubat

|||||||

• Ahirzamanda Manevi ve Maddi Mehdi/ BüyükMeHDİ :

“ bilhassa Gavs-ı A’zam olan Şeyh Abdülkadir-i Geylânî ve Hazret-i Hüseyin’in neslinden gelen imamlar: *hususan Zeynelabidin ve Cafer-i Sadık
ki;
her biri birer MANEVi MEHDİ Hükmüne geçmiş ,
manevî zulmü ve zulümatı dağıtıp,
envâr-ı Kur’âniyeyi ve
hakaik-ı imaniyeyi neşretmişler,
cedd-i emcedlerinin birer vârisi olduklarını göstermişler.“
19. Mektup/ bSAİDNURSi ra.

İZAH ve TAVZİH:

• Zeynelabidin ve Caferisadık, manevi mehdi çünkü saltanat ve iktidarları olmamış.
• – Amma; Emevi; Ömer b Abdulaziz ve Abbasi; Halife Mehdi; MADDİ MEHDiLeR ÇüNKü
• hailfe ve iktidar oldular.
• ÜstadNursi ra ; ( manevi) mehdi olduğu ispatlı delilli
• fakat maddi mehdi (büyükmehdi – bknz; 5. Şua) olmadığı da aşikar; çünkü maddi saltanat ve iktidar sahibi olmadı.
• – Oysa RNur’da pekçok yerde; İMAN -hayat – şeriat – ittihadıİslam ve hilafet görevi de , Mehdiyetin ( şahsı manevi- tüzel kişiliğinin ) asıl görevleri olarak sayılmış ve bunun gerçekleşmesi için “milyonlar kahraman fedailer lazım” şeklinde yazılmıştır.

• Günümüzde ise; İslam dünyasının zilllet ve sorunları katlanarak devam ediyor ve ufukta bir çare görünmüyor.
• Öte yandan RNur;
• ” mehdiyetin; ‘EN BÜYÜK EN MÜHİM EN KIYMETTAR’
• olan İMAN hizmetini görüyor ve bu hizmetiyle mehdiliğe pişdar- öncü’ diye yazılı.
• – Mehdiyetin – mehdiliğin bir şahsımanevi/ 3 halkalı bir zincir gibi olduğu da vurgulanmış
• yani İman Mehdisi- Öncü + Hayat- Şeriat- İttihadı İslam Mehdisi: Maddi- BüyükMehdi- (5. Şua)
• ve İttihadıİslam- Hilafet Mehdisi- Mesihi olacağı ,
• hem ayet hadislerde müjdeli ve müteşabih, hem SÖZLER’ de tevilli ve açıkça yazılı,
• hem de adetullah ve tarihi akışın icabı ve gereğidir.
• Gelecek tekelimizde ve ekranımızda olmadığına göre;” bir daha mehdi gelmeyecek, mehdi tektir ve gelmiştir” manasında
• Kaderi İlahiye’ de aykırı yazılar; doğru olmadığı gibi ihtilaf ve ümitsizlik artırıcı, mahcup edici, taassupçu görüşlerden sakınmak;
• selim aklın, kadere imanın ve mantığın gereğidir vesselam!..

||| *** |||

“Nurcularda öyle harika bir alâka var ki, hiçbir cemiyette
hiçbir komitede yoktur.
– Bu müşkülü halletmenizi isteriz” dediler.

⁃ Ben de cevaben dedim ki:
Evet Nurcular cemiyet memiyet,
hususan siyasî ve dünyevî ve
menfî ve
şahsî ve
cemaatî menfaat için teşekkül eden cemiyet ve komite değiller ve olamazlar.
• Fakat;
bu vatanın eski kahramanları;
-kemâl-i sevinçle şehadet mertebesini kazanmak için ruhlarını feda eden milyonlar İslâm fedailerinin ahfadları oğulları ve kızları-
o fedailik damarından irsiyet almışlar ki, bu harika alâkayı gösterip Denizli Mahkemesinde bu âciz bîçare kardeşlerine bu gelen cümleyi onlar hesabına söylettirdiler:
“Milyonlar kahraman başların feda oldukları bir hakikata;
başımız dahi feda olsun!” diye onlar namına söylemiş, mahkemeyi hayret ve takdirle susturmuş.”
ŞUALAR/ bSaidNursi ra.

“Madem âdeti öyle cereyan ediyor.
Âhirzamanın en büyük fesadı zamanında, elbette en büyük bir müçtehid,
hem en büyük bir müceddid,
hem hAKİM,
hem mehdî,
hem mürşid,
hem kutb–u âzam olarak bir zât–ı nuranîyi gönderecek
ve o zat da ehl–i beyt–i Nebevîden olacaktır.“…
“Kadîr- i Zülcelâl, Mehdî ile âlem–i İslâmın zulümatını dağıtabilir. Ve vaad etmiştir; vaadini elbette yapacaktır.”
29.Mektup/ bsNursi ra.

“Eğer;
çabuk kıyamet kopmazsa ve beşer bütün bütün yoldan çıkmazsa;
o vazifeleri O’nun cemiyeti
ve seyyidler cemaatinin yapacağını rahmet-i İlâhiyeden bekliyoruz.” BSaidNursi ra.

Hüseyin Çeşitcioğlu

Sultanahmed Camii

Bir cevap yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir